ADAM OLAN CANAVAR: ENFLASYON

by

Her bir yılı geride bırakırken hayatımızı etkileyen birçok istatistik de su yüzüne çıkar. Bunlardan biri de aslında her ay duymaya alışık olduğumuz, ocak ayında açıklanmasıyla aralık ayı haricinde geçmiş bir yılı da bütün olarak değerlendirmeye yardımcı olan enflasyon oranlarıdır.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 4 Ocak’ta aralık ayı enflasyon artışını TÜFE’de (Tüketici Fiyatları Endeksi) %0,53, ÜFE’de (Üretici Fiyatları Endeksi) % 0,66 olarak açıkladı. Yıllık oranlara gelecek olursak 2009 yılı enflasyon oranları ise TÜFE’de %6,53 iken ÜFE’de %5,93 olarak belirlendi.

Enflasyonda Liste Başları

Yıllık enflasyonu ürün bazında ele alacak olursak liderlik %20,91’le alkollü içeceklerde. Alkollü içeceklerden söz açılmışken değinilmesi gereken iki noktadan birincisi 2009 yılı boyunca uygulanan ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) artırımlarının alkolün liste başı olmasına büyük katkı sağladığı söylenebilir. Bunun yanı sıra 4 Ocaktan itibaren uygulanacak ÖTV artırımlarıyla alkol fiyatlarının zamlanacağı kuşku götürmez bir gerçek. Bu fiyatların 2010 Ocak ve Şubat aylarında aylık enflasyonu tırmandırması da kuvvetli bir olasılık haline geliyor. İkinci sırada ise %9,26 ile gıda endeksi var. Global krizden en az etkilenen sektörler arasında hızlı tüketim mamulleri ve gıda sektörü yer alıyor. Ülkemizde insanlar aylık harcamalarının yarıya yakınını gıda sektöründe yapıyor. Bir önemli ayrıntı ise Türkiye’de gıda %28,03’lük ağırlığıyla yıllık enflasyon hesabında en büyük kalem. Hal böyle olunca gıdada nerdeyse 2 hanelilere ulaşan enflasyon oranı ülkemiz için hiç iç açıcı değil. Son olarak enflasyon listesinin 3. sırasında ise eğlence sektörü var. Eğlence sektörü 2008 yılına göre %8,92 enflasyon artışına maruz kaldı.

Geçen Eylülden Bu Yana

Gelin biraz daha makroekonomik bakalım, 2008 Eylül ayında Lehman Brothers’ın batmasıyla gün yüzüne çıkan ekonomik kriz gerçeği, “teğet” söylemleri ve faiz indirimleri ışığında 2008 ve 2009 enflasyon oranlarını irdeleyelim. 2008 Ekim ayında yıllık TÜFE %11,99 iken 2009 Mayıs ayına kadar neredeyse kademeli olarak her ay yüzer baz puan azaldığını söyleyebiliriz. Haziran ayında %5,73 olan aylık TÜFE bu sefer daha küçük basamaklar halinde düşüşüne devam etmiş ve Ekimde %5,08 ibresini göstermiştir. Geçtiğimiz son iki ayda ise Kasım %5,53 ve Aralık % 6,53 endeksleri saptanmıştır. Krizle gelen iç talebin daralması fenomenini merkez bankaları küresel düzeyde faiz indirimleriyle hareketlendirmeye çalışmış fakat Lehman Brothers’ın batışının yıl dönümünde bile enflasyon Türkiye’de düşmeye devam etmiştir. Ülkemizde enflasyonun kademeli olarak düşmesi krizden çok büyük yaralar almadığını göstermiştir. Öte yandan, iç talebin daraldığını vurgulayan, faiz indirimlerine ve “alın, verin ekonomiye can verin” reklamlarına karşın düşmeyi sürdüren enflasyon rakamları, Türkiye’nin krizden etkilendiği savını inkâr edilemeyecek bir gerçek haline getirmiştir. Son 2 aydaki yıllık enflasyon artışını da iki nedenle ilişkilendirmek yanlış olmaz. Bunlar küresel mali krizin etkisiyle yıllık rakamlara yansımasa da 2008’in son çeyreğinde fiyatların dibe yaklaşması ve 2009 son çeyreğiyle toparlanmaya yüz tutan piyasalarında özellikle emtia fiyatlarının da artmasıyla maliyet artışı olarak değerlendirilebilir.

Kısacası ve Enflasyon Ne oluru

“Enflasyon canavarı” bundan 10 yıl öncesine kadar Türkiye’de nice hikâye ve karikatürlerin baş malzemesi olurken bu aralar durulmuşa benziyor ki 1994 yılında %149,6’yı gören 2000’de %32,7’lerde seyreden enflasyon oranlarından bahsediyorum, o zamanlar neredeyse ülkenin en büyük problemi olarak enflasyon kabul ediliyordu. Bilmiyorum krizi teğet geçiren birileri enflasyonu da biz düşürdük diyor mu? Ama kim ne derse desin, Adam Smith’den bu yana enflasyon, sistemin olmazsa olması; çok olursa açlıktan öldüreni. İsrail, Avusturya, Norveç gibi birkaç ülke talep enflasyonu korkusuyla faiz indirimlerini durdurup faiz artırımına gittiler. Çoğu ekonomist Türkiye için talep artışının enflasyonu tetikleyici olacağı kaygısını taşımıyor. Fakat Ocak ve Şubat aylarında enflasyonun artmaya devam edeceği kuvvetle muhtemel. 1 Ocak itibariyle yürürlüğe giren %14’lük Köprü ve Otoyol zammı, Şubata ertelenen ve enerji bakanın bile tahminde bulunamadığı korkulan doğalgaz zammı, 4 Ocaktan itibaren uygulamaya konulacak olan %30 ÖTV artırımına bağlı olarak doğan Alkollü içecek ve tütün mamullerine %15 tabanından uygulanacak zamlar, tırmanışa geçen enflasyonun %8’lere dayanabileceğine işaret ediyor.

Mehmet Alp Ertekin

Etiketler: , , , , , ,

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.