İhracatın Hassas Dengeleri

by

Almanya’nın teknik alandaki gelişimi, tarih boyunca onu çoğu ülkenin bir adım önüne koymuştur. Birinci ve ikinci dünya savaşı döneminde kısa sürede başardıkları inanılmaz üretim rakamları, Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünya ekonomisinde tekrar kazandığı prestiji ve bugüne kadar bu üretimi taçlandırdığı ihracat kanadıyla, Alman üretim sektörü dünya ekonomisinde çoğu zaman öncü olmuştu.

Fakat bugün aynı Alman ekonomisi, tüm tarihine ve üretimdeki tüm başarılarına rağmen, karşısında duramadığı bir rakiple karşı karşıya. Rakibin adı Çin.

Çin; pazardaki çoğu ülkeye göre daha kapalı bir ekonomiye sahip olmanın verdiği avantajları kullanarak, tüm dünyayı kasıp kavuran bu krizi, diğer ülkeler gibi büyük yaralar almadan atlattı . Çoğu ülkede oluşan panik havasının aksine, Çin; sahip olduğu birikimleri ve kapasitesini, panikten uzak bir hava içerisinde ve uzun süredir takip ettiği Japon modelini başarılı ve disiplinli bir şekilde uygulayarak pekiştirdi; Avrupa ülkelerinin ve Amerika’nın hasret kaldığı büyüme rakamlarına ulaştı.

Bu rakamlar artık öyle bir noktaya geldi ki, Çin; toplam 1.2 trilyon dolarlık bir ihracat rakamı yakalayarak Almanya’yı dünya ihracatındaki birinciliğinden etti. Almanya’nın 2009 yılı için açıkladığı miktar ise Çin’in biraz altında; 1.17 trilyon dolardı. Ne var ki; Çin’in birinciliği beklenmedik bir olgu değil. Çin’in gitgide artan üretim potansiyeliyle, ihracat alanındaki rekabet büyük ölçüde ekonomistler arasında tartışma konusu olmuştu. Krizden sonraki düzende daha farklı rol paylaşımlarının olup olmayacağı sorusu akıllardaydı. Çin, 14 aydır ilk kez Aralık ayı ihracat oranlarında artışı yakalayınca, tüm bu tartışmalar da bir sona gelmiş oldu.

Almanya, her ne kadar yerini korumaya yetmese de, Kasım ayında yüzde 1.6′lık bir yükselişle, krizin sebep olduğu tüm yıkıma rağmen toparlanmaya başladığına dair sinyaller vermeye başladı. Çin, uzun süredir yakaladığı istikrar ve küresel krize uygun stratejilerle bu alandan kazançlı çıktı; ancak toparlanmaya başlamış ve uzun yıllardır dünyanın tanıdığı Alman ekonomisinin, dünyanın en büyük ihracatçısı unvanını birkaç dönem içerisinde alabileceği de, oldukça olası bir senaryo.

Alican Gülsevin.

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.