Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Türkiye’nin güzel bir spor kulübünde bir birleşme hikâyesidir dillerden düşmüyormuş. Çoğu kimse de nedir ne değildir bu birleşme diye sormuyormuş birbirine. Öyleyse süreci kısaca özetlemekte fayda var siz merak edenlere. Mekteb-i Sultani, yani Galatasaray Lisesi mensuplarından oluşan bir grup tarafından kurulan ve yalnızca gelirlerin toplandığı Galatasaray Sportif Sınaî ve Yatırımlar A.Ş. ve yine aynı lise mensupları tarafından kurulan, yalnızca giderlerin toplandığı Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği A.Ş.’nin birleşmesidir bu dillerden düşmeyen.
Gelirlerin toplandığı Sportif A.Ş., İMKB’de işlem görmeye başlar ve yaklaşık olarak hisselerinin yüzde 37’lik kısmı halka arz edilir. Giderlerin yazıldığı Futbol A.Ş. ise geriye kalan yüzde 63’lük hisselerin sahibidir. Yani Ayşe teyzemin ekonomisiyle, Galatasaray’ın 100 lirası varsa, bunun 37 lirası yatırımcıların yani şirketin diğer ortaklarının, 63 lirası da Galatasaray’ın cebindedir. Amma velâkin, Galatasaray kulübünün yaşadığı finansal kriz de ortadadır ve haliyle bu 37 lirayı da dışarıya vermek istemez. Bunun sonucunda da, 2006 yılından bu yana temettü, yani kar dağıtımını yapmamaya başlar. Sportif A.Ş. gelirlerinin tamamını Galatasaray Kulübü Derneğine ve Futbol A.Ş.’ye borç olarak verir. Bu borç, Mayıs 2009 verilerine göre, 300 milyon dolar gibi bir rakama ulaşır. Gelirlerin ve giderlerin ayrı ayrı toplandığı bu şirketlerin birleştirilmesi, Galatasaray Kulübü’nü daha ağır finansal bir buhrana sürüklemeden kurtaracak çözüm noktası olarak görülür.
Bu birleşme hareketi sayesinde gelir ve giderler aynı yerde toplanacağından mali tablonun daha iç açıcı olacağı düşünülür ve SPK’ya müracaat edilir. (24 Şubat 2010) Galatasaray’ın düzlüğe çıkmasını sağlayacak olan ehemmiyeti yüksek olan bu projeye kaynak da bulunur. Denizbank’ın liderliğinde beş banka, Galatasaray Spor Kulübü’ne 6,5 yıl vadeli 70 milyon dolarlık Türk spor tarihinde tek seferdeki en büyük kredi olanağını sağlar. Konuyla ilgili olarak Adnan Polat; dört sene önce yönetime geldiklerinde Sportif A.Ş.’nin sürdürülebilir bir yapı olmadığını fark ettiklerini dile getirmiş ve eklemiş: ‘Uzun uğraşlardan sonra mevcut hastalığın ortadan kaldırılabilmesi için gerekli finansmanı, yaptığımız kredi sözleşmeleriyle temin etmiş bulunuyoruz. Bu kaynağın önemli bölümünü SPK müsaadesi ve çağrı marifeti ile Galatasaray Kulübü tarafından satın alınması esas olacak. Bizim yaptığımız hesap modeli ile hisse başına 116 TL olarak belirledik. Tabii bunun nihai değerlendirmesini SPK yapacak.’ Ayrıca Polat bu beş bankaya (Denizbank’ın koordinatörlüğünde Şekerbank, Demir-Halk Bank NV, Bankpozitif ve Halkbank) cesaretlerinden ve Türk Sporu’na katkılarından dolayı teşekkürlerini de iletir.
Ne diyelim, umarız ki Türk spor tarihinin en eski kulüplerinden biri olan Galatasaray, bu birleşme ve devamında yapılması planlanan daha nice projeler sayesinde mali açıdan refaha ulaşır ve spordaki başarılarını mali açıdan da taçlandırmasını bilir.
Burcu ŞEN
Etiketler: galatasaray