Evet, bir krizde daha sona gelindi. Batan finans kuruluşları, işsiz milyonlar bir tarafta dursun krizin asıl kazananları kendi yazdıkları senaryonun son perdesinde boy göstermeye devam ediyor. Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu SEC’in halkın bankalara duyduğu öfkeyi dizginlemek maksadıyla yatırım bankası Goldman Sachs aleyhinde 16 Nisan tarihinde açtığı davanın ilk duruşması 27 Nisan’da yapıldı.
Davanın detaylarına geçmeden önce Goldman Sachs hakkında birkaç ufak not verelim. Goldman 1869’da Alman Marcus Goldman tarafından kuruldu. 1882 yılında damadı Samuel Sachs’ın ortak olmasıyla birlikte şirket Goldman Sachs adını aldı. 1929 yılındaki Büyük Buhran’da “100 dolarlık yatırıma – 900 dolarlık getiri” sağlayarak piyasadan para toplayan Goldman Sachs benzer bir operasyonu tekrarlamaya hazırlanırken karşısında en az kendisi kadar eski bir diğer yatırım devi Lehman Brothers’ı görür ki “batamayacak kadar büyük” denilen Lehman Brothers krizde iflasın eşiğindedir. Devletin Lehman Brothers’a yardım eli uzatmasını beklenirken devletin karar alma mekanizmalarına yerleştirilmiş eski Goldman çalışanları bu tip bir kurtarma operasyonuna yanaşmadı ve Lehman Brothers krizde tarihe gömüldü; Goldman Sachs ise krizde 13 Milyar Dolar kazandı. Dava sürecine dönersek Goldman Sachs’ın CEO’su Blankfein 27 Nisan’da görülen ve on bir saat süren ilk davada “seçilmiş” senatörler karşısında şirketini savunurken aynı zamanda kamu vicdanı da tatmin edilmiş, bankacılara hesap sorulmuş(!) oldu. Senatörler de halkın güvenini tekrar kazandı. Mahkeme sonunda senatörlerle Goldman yönetimi el sıkışıp kutlamalar yapmışlar mıdır bilinmez, ancak oyunun başrol oyuncusu zavallı(!) Blankfein’ın (ki kendisi 2008 başında bonuslar ve hisse gelirleriyle birlikte 54 Milyon Amerikan Doları kazanmıştı) değme aktörlere şapka çıkartacak performansı görülmeye değerdi açıkçası. Davanın gerekçesi ise Goldman Sachs’ın müşterilerini yanlış bilgilendirerek zarara uğratması olarak belirtiliyor. Detaylarda da yüksek riskli konut kredileri hakkında Goldman Sachs’ın müşterilerinden gizleyerek onları bir milyar dolarlık zarara uğratması gösteriliyor. Dava henüz sonuçlanmadı, ancak hem Goldman Sachs yönetimini üzmeyecek hem de kamu vicdanını rahatlatacak bir para cezası verilmesi olası görünüyor.
Uzun lafın kısası, krizlere reçete olması amacıyla ortaya çıkarılan kurtarma paketleri; halktan toplanan vergilerin önce yönetim kusurları nedeniyle zarara uğradığı iddia edilen şirketlerin kasalarına, daha sonrada şirketlerin krediler yoluyla borçlandığı yatırım bankalarının kasasına gitmeye devam ediyor.
Erman KAYA






