Enflasyon rakamları geçtiğimiz çarşamba günü açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre yıllık enflasyon tüketici fiyatları endeksinde (TÜFE) 14 aydan sonra yüzde 10,13′le yeniden çift haneli olurken, üretici fiyatları endeksinde (ÜFE) ise yüzde 6,82′ye yükseldi. Şubat ayı TÜFE yüzde 1,45; ÜFE ise yüzde 1,66 arttı. Aralık 2008’den bu yana yıllık bazda ilk kez çift haneye ulaştı. Son 5 aydır piyasadaki beklentilerin altında bir trend izleyen enflasyonun böylesine sıçrayış yapmasının sebepleri arasında baz etkisi, şubat ayında hava şartlarının çok kötü olması ve de sel baskınlarının yaşanması gösterilebilir. Bu koşullar doğal olarak meyve sebze üretimini etkiledi. Bu da gıda fiyatlarına yansıdı.
OKFRAM’ a (Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama Merkezi) göre Türkiye, Avrupa bölgesinde en yüksek tüketici enflasyonuna sahip olan ülke oldu. Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 10,13; İngiltere 3,5; batan Yunanistan’da 2,3; Fransa 1,2; Almanya 0,8; AB bölgesinde ortalama yaklaşık 1,7olarak saptandı.
TÜFE’ de bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 5,01 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda gerçekleşti. Yıllık TÜFE’de bir önceki yılın aynı ayına göre, en yüksek artış yüzde 52,88 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda oldu. Yüzde 14,84 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 9,68 ile ulaştırma, yüzde 8,28 ile de lokanta ve oteller bunu takip etti. ÜFE’de aylık değişim tarım sektöründe yüzde 4,04; sanayide yüzde 1,16 oldu. Tarım sektörü endeksinde, Aralık 2009’a göre yüzde 6,68; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,73 artış gerçekleşti. Sanayi sektörü endeksinde ise Aralık 2009’a göre yüzde 1,34; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,16 artış yaşandı.
Bu rakamlar iyi, güzel, hoş da bizim üzerimizde ne etkisi olacak derseniz; yaşam pahalılığı, emeklinin, asgari ücretlinin, dar ve sabit gelirlinin daha da fakirleşmesine ve hayat kalitesinin iyiden iyiye kötüleşmesine sebep olacak. Şu da bir gerçek ki: dar ve sabit gelirlinin gıda, ısınma, barınma, ulaşım gibi temel ihtiyaçlarının, harcamaları içindeki payı nispeten daha varlıklı olanlarınkiyle aynı değil. Çünkü dar gelirli vatandaşın, harcamaları içinde nispi fiyatı artan mal ve hizmetlerin oranı çok daha yüksektir.
Birçok devlet büyüğümüzün görüşüne göre belki de bu saptamalar felaket tellallığından başka bir şey değildir. Amma velâkin, ortada da bir gerçek var ki daha yurtiçi ve yurtdışı talep yokken, yani krize bağlı olarak piyasalarda var olan durgunluk hala geçmemişken enflasyon çift haneye çıkıyorsa ve bu enflasyonun fakirleri çok daha ağır bir şekilde etkileyeceği de aşikârsa, yönetenlere çok iş düşüyor bence. Ekonomimiz çok iyi, bundan sonra Türkiye’nin sırtı yere gelmez, enflasyonun yükselmesi mevsimsel, Türkiye güçlü ekonomiye sahiptir, kriz de nesi canım gibi beylik laflar etmeye gelmez. Aman dikkatli olmak lazım, neme lazım enflasyondan sırtı yere gelen halkı seçim zamanı dağıtılan kömür, beyaz eşya vb. malzemeler de kurtarmazsa…
Burcu Şen

Dow Jones ismini duymayanımız yoktur heralde. Endeksin derdi hepimizi alır. Charles Dow ve Eddie Jones’tur endeksin isim babaları. Aslında isim babası demek bu noktada yanlış olur. Şu an biz teknik analiz başlığının altına yazı yazabiliyorsak, her şeyimizin bir endeksi varsa Charles Dow ile Eddie Jones’a çok şey borçluyuz demektir. 1883 yılında 11 şirketten oluşan endeksle yayınlanan Customer’s Afternoon Letter la başladığı endeks maceraları… Ardından gelişen endeksler – Dow Jones Sanayi Endeksi vb – bugünkü Wall Street’in ve bildiğimiz tüm endekslerin temeli oldu. Ve bugün o karmakarışık görünen tekniz analiz hala Dow’un kurallarına dayanır.
Aslında bu noktada Elliot Dalga Kuramı da devreye giriyor. Kuramlara göre daha önce bahsettiğim iki ana trend olan ayı ve boğa trendleri 3 aşamadan oluşuyor. Birikim, ufak çaplı iniş çıkışların yaşandığı ama alıcılar da dahil tüm oyuncuların genelde piyasanın hareket yönünü tespit etmek için beklemede durdukları aşamadır. Daha sonra trend ayı veya boğa olmasına bağlı olarak aşağı veya yukarı yönlü harekete geçmeye başlar. Eğer trendimizin ayı olduğunu varsayarsak alımların başladığı aşamadır. Pusuya yatan alıcılar birikim aşamasından sonraki hareketi gözlemleyerek alışa geçerler. Trendin son aşamasında ise gelen haberlerle deliren fiyatlar aşırılığa kaçarken hareket evresinde alış yapan oyuncunun karınına kar kattığı evredir.
a. Boğa (Bullish) trendi: Fiyatlarda gözlenen uzun süreli yükselişlerdir. İyileşen ekonomik koşullar ve artan talep boğa trendinin tetikleyicileridir.
b. Ayı (Bear) trendi:. Fiyatlarda gözlenen uzun süreli düşüşlerdir. Kötüleşen ekonomik koşullar ve azalan talep trendi tetikler.
Direnç ve destek de teknik analizde trendlerden sonra bilinmesi gereken kavramların başında gelir.




