
İzmir zaten gâvur. Allianoi desen gâvur memleketin Bergama ilçesinde, ki Allianoi diye bir yer de yok esasen.
Osmanlı’dan önce Anadolu’da hiçbir şey yok. Medeniyetler beşiği dediğimize bakma, Osmanlı – Selçuk gerisi boşluk.
Sanatçı sanatıyla ilgilensin, bilmediği konuya burnunu sokmasın. Ne çevre konusu, ne politika; yandaş olmadıkça yoktur tahammülüm, işlemez onlara meşhur demokrasim.
Buyurunuz, Çevre ve Orman Bakanlığı resmi internet sitesinden aynen aktarıyorum:
2003 yılında kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kuruluş amaçları şunlardır;
- Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi,
- Kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve verimli şekilde kullanılması ve korunması,
- Ülkenin doğal bitki ve hayvan varlığı ile doğal zenginliklerinin korunması ve geliştirilmesi,
- Her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi,
- Ormanların korunması, geliştirilmesi ve orman alanlarının genişletilmesi,
- Ormanların içinde ve bitişiğinde yaşayan köylülerin kalkındırılması ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması,
- Orman ürünlerine olan ihtiyacın karşılanması ve orman ürünleri sanayinin geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.*
Evet güzel bir dünyaya benziyor; doğal kaynakların korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi, ormanların korunması ve hatta zenginleştirilmesi. Peki, siz bugüne kadar ne gördünüz? Karadeniz’in bütün doğasını katledecek HES lerin yapımına karşı bir kampanya? Veya nükleer santrallere kısık sesle de olsa bir “hayır “? Hiçbirini göremezsiniz çünkü siz yanlış anladınız; hâlbuki bu bakanlığın görevi yeni barajlar kurmak, yeni yolların, köprülerin yapımına onay vererek ormanların katline yol açmak, termik ve nükleer santraller kurulurken usul usul izlemek.
“Çevre ve ormanı koruyoruz” oyunu bunun adı.
Bari biri de çıkıp şu bakanlığın adını değiştirelim dese. Bu oyun bitsin artık, bu kadarı olmaz dese.
*http://www.cevreorman.gov.tr/COB/Bakanlik/BakanlikKurulusu.aspx?sflang=tr
Özlem Pakiş












